Papers by EMRE AHMET SEÇMEN

Research paper thumbnail of Sinemada süper kahramanlık imgesi ve Indiana jones filmleri örneği

Sinemada süper kahramanlık imgesi ve Indiana jones filmleri örneği

In this study, the use of superhero image in cinema is analyzed with regards to the models of res... more In this study, the use of superhero image in cinema is analyzed with regards to the models of researchers like Carl Gustav Jung who have previously studied the roadmap of superheroes. The Indiana Jones character which was taken as an example, evaluated via Jung's archetypes; as a hero and super hero, according to their concepts' identification and description are dealt with their similarities and differences. Narrative arts such as myths, fables, monomyths, archetypes, and models by Joseph Campbell, Vladimir Propp, Carl Gustav Jung, Christopher Vogler, et al. who have researched the roadmap of superheroes, are analyzed for their support on current superhero stories, novels and movies. Discussions are made on the point of origin and cinematization of superheroes as well as how they change at stage of their cinematization and how they get a place in cinema. Well-recognized character Archeology Professor Indiana Jones with his signature whip and fedora was evaluated over the story structure and roadmap of superheroes which was remembered with Carl Gustav Jung's archetype, is discussed for character's similarities and differences to the concepts of being a hero, superhero and a conclusion is made based on the discussion of intimacy and distance from this character which is being worked on terms that have been agreed on the result or not.

Research paper thumbnail of Pelikülden Dijital Üretim Dönemine Sinemada Seri Filmlerde Tasarım ve İçeriğin Dönüşümü: Star Wars “Yıldız Savaşları” Filmleri Örneği
Sinema, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticesi olarak ortaya çıkmış bir sanat dalıdır. Bell... more Sinema, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticesi olarak ortaya çıkmış bir sanat dalıdır. Belli bir döneme kadar kendi görsel tasarım unsurlarını ve formlarını oluşturan sinema aynı zamanda kendi içindeki teknik gelişmelerle bir öğrenme ve dönüşüm süreci içinde olmuştur. Dijital teknolojinin, film yapımında kullanılmasıyla birlikte sinemanın görsel tasarım unsurları başta olmak üzere filmlerin içeriklerinde de bir değişim meydana gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, gelişen ve dijitalleşen sinema teknolojisinin, bir film serisi olan Star Wars filmlerinin içeriklerini nasıl değiştirdiğini ve bu değişimin, film serisinin ilk çıkışından günümüze filmin ana yapısında genel bir dönüşüme sebep olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın yöntemi 'Gömülü Teori Yaklaşımı' olarak belirlenmiş; 'Açık', 'Eksen', ve 'Seçici' Kodlama türleri kullanılarak 'Sistematik Desen' Gömülü Teori kategorisinde incelemesi yapılmıştır. Bu analiz sonucunda dijital öncesi bir dönemde üretimi yapılan ilk üçlemeye göre, tamamen dijital olarak üretilen ikinci üçlemenin içeriksel ve üretimsel olarak ilkinden tamamen ayrıldığı; yakın zamanda tamamlanan üçüncü üçlemenin ise yapım pratikleri ve içerik olarak geçmiş kökenlere bağlı kalmak amacıyla dijital teknolojiden içeriğe müdahale etmeyecek şekilde yararlanmış bir yapım pratiğiyle üretildiği saptanmıştır.

A Sequel About the Expansion of the Cinematic Universe

Advances in media, entertainment and the arts (AMEA) book series, Jun 16, 2023

Research paper thumbnail of Si̇nematografi̇ni̇n Görsel Anlatim Kodlari Ve Mekân Kullaniminin Gerçekli̇ği̇n Oluşturulmasi Bağlaminda Bi̇r Dönem Di̇zi̇si̇ İncelemesi̇: Narcos Örneği̇

DergiPark (Istanbul University), Dec 29, 2018

Sinemadan sonra izleyicileri en fazla tercih ettiği diziler, televizyon dışında tüm dünyada farkl... more Sinemadan sonra izleyicileri en fazla tercih ettiği diziler, televizyon dışında tüm dünyada farklı ortamlarda izlenen bir tür halini almıştır. İzleyicinin beğenisini kazanmak için aynı sinema gibi estetik kaygılarla üretilmesi gereken diziler, hikâyesi ve oyunculuklarının yanı sıra, her bir bölümünde görsel olarak seyirciyi belli bir hazza ulaştırmalıdır. Sinemanın görsel tasarım unsurları olan sinematografi, mekân seçimi, kurgu, ışık, renk, kostüm, saç tasarımı, makyaj gibi görsel ürünü oluşturan bu kodlar birbirleriyle uyum içinde olmak zorundadır. Ortaya konulacak işin geçmiş veya gelecek bir dönemde geçiyor olması bu görsel ürünlerin, sinematografi ve mekân kullanımı gibi konularda daha titiz davranmasını kaçınılmaz hale getirmektedir. Bu nedenle çalışma, tüm dünyada takip edilen bir dönem dizisi olan "Narcos" un bu kodlardan olan "mekân" ile "sinematografik anlatım" arasındaki uyumu sorunsallaştırmaktadır. Çalışmanın amacı sinematografi ve mekân kullanımının, bir görsel ürünün başarısında ne denli önemli olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Mekân seçimi, kullanımı ve sinematografik anlatımın tutarlı bir şekilde ve bir bütün olarak incelenebilmesi için "Narcos" dizisinin ilk iki sezonundaki yirmi bölüm çalışmanın sınırlılığı olarak belirlenmiş; sinematografi tanımı, görsel anlatım ve mekân seçimi ve kullanımı örneklem olarak seçilen "Narcos" dizisi üzerinden incelenmiştir.

Research paper thumbnail of Ensuring Visual Continuity in the Age of Digital Effects: On Blade Runner and Blade Runner 2049

Sinecine, Dec 31, 2022

Today, the digital production system constitutes the basic method of filmmaking. The transition t... more Today, the digital production system constitutes the basic method of filmmaking. The transition to digital, which started with the transition of the editing phase to the computer environment, was completed with the abandonment of the pellicle and the digitization of the display. Effects design, on the other hand, is a process that is carried out in the post-production phase, mainly in the production phase, before the computer starts to be used as a design tool in cinema. The production of effects in the production of many scenarios also caused negative consequences, such as not being able to be produced in parallel with the technology. For certain projects, separate teams and companies have been established for effects design. Even the ILM (Industrial Light & Magic) company, which was founded specifically for Star Wars Episode IV (George Lucas, 1977), has developed new imaging systems, such as the Motion Control Camera for the production of effects in certain scenes. An effect design is created by combining each image layer taken on blue or green screens with optical printers. An optical printer, which has been the most used tool since the invention of cinema, has started to be replaced by computers since the 1980s. Digital effects produced by computers also have a structure that needs to be planned systematically before and during the shooting stages. Saving an image does not ensure that every desired element can be easily incorporated as an effect later on. The visual effects category has also become one of the production titles that is transferred to the computer environment after editing during the digital production process and then become permanent there. Effects production is no longer a question without computer support or purely a computer creation. This transformation shifted the effects production, which was mostly carried out in the pre-production and production process in the pre-digital period, to the post-production phase. The computer nevertheless remained an auxiliary tool in the production of special effects until the completion of the digital revolution. In the late 1970s, when computer-based production started, projects with science fiction, fantasy and dystopia themes, which were difficult to produce in terms of visual effects production, became possible with the developing production technology and has reached a cult status today.

Research paper thumbnail of Si̇nematografi̇k Çerçevelemede Si̇metri̇ Ve Perspekti̇f: Wes Anderson Fi̇lmleri̇ Üzeri̇ne Bi̇r Alan Araştirmasi

Si̇nematografi̇k Çerçevelemede Si̇metri̇ Ve Perspekti̇f: Wes Anderson Fi̇lmleri̇ Üzeri̇ne Bi̇r Alan Araştirmasi

Sinematografi, film yapim surecindeki tasarimin butununu tanimlamak icin kullanilan bir terimdir.... more Sinematografi, film yapim surecindeki tasarimin butununu tanimlamak icin kullanilan bir terimdir. Goruntuleme, kurgu, isiklandirma, dekor, mekȃn, makyaj, kostum, ses, ozel efekt gibi bircok unsurun belirli bir bakis ve butunluk ile olusturdugu bu kavramin en onemli unsurlarindan biri de cerceveleme yani kompozisyondur. Cerceve icinde yer alacak objelerin, mekȃnin, oyuncularin, renklerin tasarimi yapim oncesi surecte ciddi bir calisma ve prova gerektirmektedir. Sinematografik cerceveleme, diger unsurlarin birbiri ile iliskilerinden dogmakta ve yonetmenin kendisine ait bakis acisini ortaya cikarmaktadir. Cerceve icindeki kompozisyonun olusturulmasinda ve estetize edilmesinde ucte bir kurali, Fibonacci spirali, ufuk cizgisi kurali, doku, ritim, yalinlik, fon gibi bircok kural ve madde devreye girmektedir. Cerceveleme yapilirken estetigin saglanmasi icin on plana cikan iki madde simetri ve perspektif olmustur. Bu iki kavram sinema dogdugu gunden bugune bircok yonetmen tarafindan farkli yaklasimlarla kullanilmistir. Stanley Kubrick icin simetri kullanimi filmlerine buyuk olcude yayilirken, Steven Spielberg ve Paul Thomas Anderson gibi yonetmenler icin cektikleri filmlerde ucte bir kuralina uymak veya Fibonacci spirali ekseninde cerceveleri olusturmak bir gelenektir. Amerikali bagimsiz yonetmen Wes Anderson da cerceveleme konusunda basta simetri ve perspektif olmak uzere bu maddelere uygun bir sinematografi sergilemektedir. Bu arastirmanin temel amaci simetri ve perspektif kavramlarini Wes Anderson’un filmleri ekseninde tartisarak sinematografik cercevelemenin onemini ortaya koymak, simetri ve perspektif kullaniminin, onun filmlerindeki sinematografiyi nasil donusturdugunu ortaya cikartmaktir. Kesif amacli bir alan arastirmasi olan bu calismada filmler arasi betimsel analiz yontemi kullanilmis; yonetmenin filmografisinde bulunan dokuz filmde simetri ve perspektif kullanimi gorseller esliginde desteklenerek, salt estetik kadrajlar ortaya cikarmak icin degil, yonetmenin kisisel anlatim yonteminde bu iki kavrama verdigi onem vurgulanmistir.

Research paper thumbnail of Academy Awards On The Axıs Of Dıgıtalızated Cınema Cameras: An Evaluatıon Of The Competıtıon Movıes Selectıon

Erciyes üniversitesi iletişim fakültesi akademik dergisi, Jun 2, 2023

The digital revolution of cinema started with the post-production process and has changed all the... more The digital revolution of cinema started with the post-production process and has changed all the dynamics of film production and distribution today and brought a new discipline. Festivals, awards and competitions, which are an area where films can introduce and highlight themselves, are also organizations that are directly affected by digitalized cinema, such as the creation of selections from the past to the present, the evaluation and rewarding of films. This research aims to question the nomination preferences of the Academy Awards, where mostly the films produced by the mainstream American cinema from past to present, compete with the digital revolution, the preferences of the candidates fort he competition films and different geographies on the axis of digitalized cinema cameras. This descriptive field study uses the embedded theory method with a systematic pattern. Limitation is determined as the period between 2006-2023 at the Academy Awards. As a result, after 2010, it is revealed that a structural transformation has been experienced in which non-American mainstream cinema production, low-budget independent films competed and won awards in many categories, including the "Best Picture" award at the Academy Awards, and films produced for digital platforms could compete.

Research paper thumbnail of Academy Awards On The Axıs Of Dıgıtalızated Cınema Cameras: An Evaluatıon Of The Competıtıon Movıes Selectıon

Academy Awards On The Axıs Of Dıgıtalızated Cınema Cameras: An Evaluatıon Of The Competıtıon Movıes Selectıon

Erciyes İletişim Dergisi

The digital revolution of cinema started with the post-production process and has changed all the... more The digital revolution of cinema started with the post-production process and has changed all the dynamics of film production and distribution today and brought a new discipline. Festivals, awards and competitions, which are an area where films can introduce and highlight themselves, are also organizations that are directly affected by digitalized cinema, such as the creation of selections from the past to the present, the evaluation and rewarding of films. This research aims to question the nomination preferences of the Academy Awards, where mostly the films produced by the mainstream American cinema from past to present, compete with the digital revolution, the preferences of the candidates fort he competition films and different geographies on the axis of digitalized cinema cameras. This descriptive field study uses the embedded theory method with a systematic pattern. Limitation is determined as the period between 2006-2023 at the Academy Awards. As a result, after 2010, it is r...

Research paper thumbnail of Academy Awards On The Axis Of Digitalizated Cinema Cameras: An Evaluation Of The Competition Movies Selection

Erciyes İletişim Dergisi, 2023

The digital revolution of cinema started with the post-production process and has changed all the... more The digital revolution of cinema started with the post-production process and has changed all the dynamics of film production and distribution today and brought a new discipline. Festivals, awards and competitions, which are an area where films can introduce and highlight themselves, are also organizations that are directly affected by digitalized cinema, such as the creation of selections from the past to the present, the evaluation and rewarding of films.
This research aims to question the nomination preferences of the Academy Awards, where mostly the films produced by the mainstream American cinema from past to present, compete with the digital revolution, the preferences of the candidates fort he competition films and different geographies on the axis of digitalized cinema cameras. This descriptive field study uses the embedded theory method with a systematic pattern. Limitation is determined as the period between 2006-2023 at the Academy Awards. As a result, after 2010, it is revealed that a structural transformation has been experienced in which non-American mainstream cinema production, low-budget independent films competed and won awards in many categories, including the “Best Picture” award at the Academy Awards, and films produced for digital platforms could compete.

Sinemanın dijital devrimi, yapım sonrası süreciyle başlamış ve günümüzde film üretimi ve dağıtımının tüm dinamiklerini değiştirmiş ve yeni bir disiplin getirmiştir. Filmlerin kendilerini tanıtabilecekleri ve ön plana çıkarabilecekleri bir alan olan festivaller, ödüller ve yarışmalar da geçmişten günümüze seçkilerin oluşturulması, filmlerin değerlendirilmesi ve ödüllendirme gibi konular da dijitalleşen sinemadan doğrudan
etkilenen organizasyonlardır. Bu araştırma, geçmişten günümüze daha çok ana akım Amerikan sinemasının kendi içinde ürettiği filmlerin yarıştığı Akademi Ödülleri’nin dijital devrim ile birlikte yarışma filmleri aday
tercihlerini ve farklı coğrafyalarla olan ilişkisini dijitalleşen sinema kameraları ekseninde sorgulamayı amaçlamaktadır. Açıklayıcı bir alan araştırması olan bu çalışma, sistematik desenli gömülü teori yöntemini
kullanmaktadır. Sınırlılık Akademi Ödülleri’nde 2006-2023 arası dönem olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak 2010 sonrası Akademi Ödülleri’nde “En İyi Film” ödülü olmak üzere birçok kategoride Amerikan ana akım sineması üretimi olmayan, daha düşük bütçeli bağımsız filmlerin de yarıştığı ve ödül aldığı, dijital platformlar için üretilmiş filmlerin de yarışabildiği bir yapısal dönüşümün yaşandığı ortaya çıkmaktadır.

A Sequel About the Expansion of the Cinematic Universe

Advances in media, entertainment and the arts (AMEA) book series, Jun 16, 2023

Research paper thumbnail of Examinations and Analysis of Sequels and Serials in the Film Industry

Examinations and Analysis of Sequels and Serials in the Film Industry

Advances in media, entertainment and the arts (AMEA) book series, Jun 16, 2023

“The first film series shot as a continuation in the history of cinema is the Sherlock Holmes fil... more “The first film series shot as a continuation in the history of cinema is the Sherlock Holmes films shot shortly after the invention of cinema. This series, which started with Sherlock Holmes I (Viggo Larsen, 1908), continued until 1910 with a total of 6 films produced by the same director. “Making a sequel wasn’t something Hollywood used very often until the late 1970s. With the development of popular culture, the number of applications for sequels has gradually increased; With the Oscar for The Godfather, a 1972 Francis Ford Coppola movie, the sequel of this movie was also encouraged” (Göral, 2003, p.105-106). There are many elements in the concept of visual continuity and they are all interrelated. In films or film series that are described as sequels, establishing a visual integrity relationship between films comes to the fore. The concept of the sequel appears in two ways. Sometimes, while the ideas are scripted, the story is divided into more than one part. Sometimes the story is planned as a single movie, and after a certain time, it can be realized as a follow-up movie/films for different reasons. In both systems of expression, it is necessary to seek harmony between all elements of visual design. This research aims to include analyzes that examine sequels, serials and trilogy on the axis of cinematography and narration.

Research paper thumbnail of DİJİTAL EFEKTLER ÇAĞINDA GÖRSEL DEVAMLILIĞI SAĞLAMAK: BLADE RUNNER ve BLADE RUNNER 2049 ÜZERİNE

DİJİTAL EFEKTLER ÇAĞINDA GÖRSEL DEVAMLILIĞI SAĞLAMAK: BLADE RUNNER ve BLADE RUNNER 2049 ÜZERİNE

sinecine: Sinema Araştırmaları Dergisi

Günümüzde dijital üretim sistemi film yapımcılığının temel yöntemini oluşturmaktadır. Kurgu aşama... more Günümüzde dijital üretim sistemi film yapımcılığının temel yöntemini oluşturmaktadır. Kurgu aşamasının bilgisayar ortamına geçişi ile başlayan dijitale geçiş süreci, pelikülün terk edilmesi ve gösterimin dijitalleşmesi ile tamamlanmıştır. Görsel efekt kategorisi de dijital üretim sürecinde kurgu sonrası bilgisayar ortamına taşınan ve sonrasında orada kalıcı hale gelen üretim başlıklarından biri haline gelmiştir. Bilgisayar desteği veya tamamen bilgisayar yaratımı olmaksızın bir efekt üretimi artık söz konusu değildir. Bu dönüşüm dijital öncesi dönemde daha çok yapım öncesi ve yapım sürecinde gerçekleştirilen efekt üretimini, tamamen yapım sonrası aşamasına kaydırmıştır. Bilgisayar tabanlı üretime geçilmeye başlanan 70’li yılların sonlarında görsel efekt üretimi açısından üretimi zor olan bilimkurgu, fantastik ve distopya temalarına sahip projeler, gelişen üretim teknolojisi ile birlikte üretimi mümkün hale gelmiş ve günümüzde kült niteliğine erişmiştir. 2000’li yıllardan itibaren ta...

Research paper thumbnail of Dijital Efektler Çağında Görsel Devamlılığı Sağlamak: Blade Runner ve Blade Runner 2049 Üzerine

SineCine: Sinema Araştırmaları Dergisi, 2022

Günümüzde dijital üretim sistemi film yapımcılığının temel yöntemini oluşturmaktadır. Kurgu aşama... more Günümüzde dijital üretim sistemi film yapımcılığının temel yöntemini oluşturmaktadır. Kurgu aşamasının bilgisayar ortamına geçişi ile başlayan dijitale geçiş süreci, pelikülün terk edilmesi ve gösterimin dijitalleşmesi ile tamamlanmıştır. Görsel efekt kategorisi de dijital üretim sürecinde kurgu sonrası bilgisayar ortamına taşınan ve sonrasında orada kalıcı hale gelen üretim başlıklarından biri haline gelmiştir. Bilgisayar desteği veya tamamen bilgisayar yaratımı olmaksızın bir efekt üretimi artık söz konusu değildir. Bu dönüşüm dijital öncesi dönemde daha çok yapım öncesi ve yapım sürecinde gerçekleştirilen efekt üretimini, tamamen yapım sonrası aşamasına kaydırmıştır. Bilgisayar tabanlı üretime geçilmeye başlanan 70’li yılların sonlarında görsel efekt açısından üretimi zor olan bilimkurgu, fantastik ve distopya temalarına
sahip projeler, gelişen üretim teknolojisi ile birlikte mümkün hale gelmiş
ve günümüzde kült niteliğine erişmiştir. 2000’li yıllardan itibaren tamamen dijital üretime yönlenen sinema endüstrisinde, dijital dönem öncesi yapılan bir film veya film serisinin günümüzde devam ettirilmesi sık karşımıza çıkan bir tercihtir. Bu türde üretimlerde hem filmi üreten hem de filmi izleyenler için önemli olan noktalardan biri de görsel devamlılık olacaktır. Görsel devamlılıkta efektlerin üretimi son derece hassasiyet gerektirmekle birlikte, teorikte ve pratikteki temel tartışma da bilgisayarlarda üretilen dijital efektler ile dijital dönem öncesi
yapılan özel efektlerin gerçekliğe yakınlığı, yapaylığı ve görsel devamlılığı eksenlerinde sürmektedir. Bu araştırmada yapım tasarımında özel efekt kullanımı ile öne çıkan 1982 yapımı Blade Runner ile bu hikâyenin 30 yıl sonrasını anlatan 2017 yapımı Blade Runner 2049 (Bıçak Sırtı 2049) filmleri arasındaki görsel devamlılığın sağlanmasında dijital efektlerin rolünün tartışılması amaçlanmaktadır. Keşif amaçlı bir alan araştırması olan bu çalışmada filmler arası betimsel analiz yöntemi kullanılmış, filmlerin yapım sürecinde görev alan ekip üyelerinin kamera arkası röportajlarından ayrıca yararlanılmıştır. Araştırmada farklı üretim dönemlerinde gerçekleştirilen görsel efektlerin her iki filmde de yapaylığa düşmeden ve birbirleri arasında bir uyum yakalama konusunda hassasiyet gösteren bir sistemle üretildiği, görsel devamlılığa uyum sağladığı sonucuna varılmıştır.

Research paper thumbnail of Yeni Medya Belgeselleri Işığında Sürdürülebilir Görsel İçerik Üretimi

Neo-Sinema: Tekniğe ve Teknolojiye Dair Okumalar, 2022

Scroll down for English Özet Belgesel sinema alanında görsel üretimin sürdürülebilirliği, yö... more Scroll down for English

Özet
Belgesel sinema alanında görsel üretimin sürdürülebilirliği, yönetmen ya da seyirci ayrımı olmaksızın, sanatsal eylemin hem düşünsel anlamda hem de uygulama bağlamında istikrarlı bir biçimde devam ettirilebilmesi demektir. Aynı zamanda, bu metinde kullanılan sürdürülebilirlik sözcüğü; kendi içine kapanan bir anlatının benimsenmesi yerine, çoksesli, çok katmanlı ve daha güncel bir anlam dünyasına işaret etmektedir. Yeni medya belgesellerinde görsel üretimin sürdürülebilirliği ise; belgeseli tasarlayan ya da deneyimleyen kişinin algılama, yorumlama, öğrenme ve iletme biçimlerine ek olarak, yapım sırasında tercih edilen teknik ve teknolojilerle de ilintilidir. Bu çalışma, ‘yeni medya belgeseli’nde kullanılan yeni teknik ve teknolojilerin, geleneksel anlatı ve biçimlerine nasıl etki ettiğini anlamaya çalışmaktadır. Bu nedenle, Beyond Story (Hikayenin Ötesi) manifestosundan yola çıkılarak öncelikle alanı domine eden klasik hikaye yapılarının son zamanlarda ne tür reaksiyonlarla karşılaştığı incelenmektedir. Ardından, belgeselde yeni teknik ve teknolojileri kullanan September 1955 (Eylül 1955), (Yön: Deniz Tortum, Nil Tuzcu ve Çağrı Hakan Zaman, 2016), Yesterday, Today, Tomorrow (Dün, Bugün, Yarın), (Yön: Jam 3, 2020), Zeki Müren Hattı (Zeki Müren Hotline), (Yön: Beyza Boyacıoğlu, Jeff Soyk, 2020) ve ‘Syrian Journey: Choose your own escape route’ ( Suriyeli Yolculuğu: Kendi Kaçış Rotanı Seç), (Yön: BBC, 2015) gibi örneklerin yeni medya belgeselinin ‘etkileşimli’, ‘doğrusal olmayan’ ve çoklu-doğrusal’ yapılı anlatılar ile ‘oyun(lu)luk’ özellikleri doğrultusunda incelenmiştir. Yeni medya belgeselinin özelliklerinin bu projeleri nasıl şekillendirdiği ya da içeriğe göre hangi özelliğin nasıl kullanıldığına dair incelemeler yapılmıştır. Çalışmanın sonu; yeni medya belgesellerinin açmazlarını incelemeye davet eden bir çağrı ile noktalanmıştır.

Anahtar Kelimeler: yeni medya belgesel, interaktif belgesel, hikayenin ötesi

Abstract
The sustainability of visual production in the field of documentary cinema means maintaining the artistic action persistently, both in terms of thought and practice, without a distinction between film director or audience. Also, the word sustainability used in this text refers to a polyphonic, multi-layered and more updated world of meaning, rather than the adoption of a self-enclosed narrative. The sustainability of visual production in new media documentaries is also directly related to the techniques and technologies used during production, in addition to the ways in which the person who designs or experiences the documentary perceives, interprets, learns and communicates the content of the project. This study questions how new techniques and technologies used in 'new media documentary' affect traditional narratives and forms. Thus, drawing from the Beyond Story manifesto, this research explores the reactions towards classical story structures, which dominate the field, have encountered recently. Then, projects making use of new techniques and technologies in the documentary, such as; September 1955, (Dir: Deniz Tortum, Nil Tuzcu and Çağrı Hakan Zaman, 2016), Yesterday, Today, Tomorrow (Dir: Jam 3, 2020), Zeki Müren Hotline, (Dir: Beyza Boyacıoğlu, Jeff Soyk, 2020) and Syrian Journey: Choose your own escape route, (Dir: BBC, 2015) ) are examined in line with the 'interactive', 'non-linear' and multi-linear' structured narratives and 'play(lu)ness' features of the new media documentary. The questions such as ; How have the features of the new media documentary shaped these projects or which feature has been used according to the content? are examined.  The study is culminated with a call for further research to examine the dilemmas of new media documentaries.

Keywords: new media documentary, interactive documentary, beyond story

Research paper thumbnail of Pelikülden Dijital Üretim Dönemine Sinemada Seri Filmlerde Tasarım ve İçeriğin Dönüşümü: Star Wars “Yıldız Savaşları” Filmleri Örneği

Pelikülden Dijital Üretim Dönemine Sinemada Seri Filmlerde Tasarım ve İçeriğin Dönüşümü: Star Wars “Yıldız Savaşları” Filmleri Örneği

Sinema, bilimsel ve teknolojik gelismelerin neticesi olarak ortaya cikmis bir sanat dalidir. Bell... more Sinema, bilimsel ve teknolojik gelismelerin neticesi olarak ortaya cikmis bir sanat dalidir. Belli bir doneme kadar kendi gorsel tasarim unsurlarini ve formlarini olusturan sinema ayni zamanda kendi icindeki teknik gelismelerle bir ogrenme ve donusum sureci icinde olmustur. Dijital teknolojinin, film yapiminda kullanilmasiyla birlikte sinemanin gorsel tasarim unsurlari basta olmak uzere filmlerin iceriklerinde de bir degisim meydana gelmistir. Bu calismanin amaci, gelisen ve dijitallesen sinema teknolojisinin, bir film serisi olan “Star Wars” filmlerinin iceriklerini nasil degistirdigini ve bu degisimin, film serisinin ilk cikisindan gunumuze filmin ana yapisinda genel bir donusume sebep olup olmadigini ortaya cikarmaktir. Arastirmanin yontemi ‘Gomulu Teori Yaklasimi’ olarak belirlenmis; ‘Acik’, ‘Eksen’, ve ‘Secici’ Kodlama turleri kullanilarak ‘Sistematik Desen’ Gomulu Teori kategorisinde incelemesi yapilmistir. Bu analiz sonucunda dijital oncesi bir donemde uretimi yapilan ilk ucl...

Research paper thumbnail of Si̇nematografi̇ni̇n Görsel Anlatim Kodlari Ve Mekân Kullaniminin Gerçekli̇ği̇n Oluşturulmasi Bağlaminda Bi̇r Dönem Di̇zi̇si̇ İncelemesi̇: Narcos Örneği̇

Si̇nematografi̇ni̇n Görsel Anlatim Kodlari Ve Mekân Kullaniminin Gerçekli̇ği̇n Oluşturulmasi Bağlaminda Bi̇r Dönem Di̇zi̇si̇ İncelemesi̇: Narcos Örneği̇

Sinemadan sonra insanlarin en fazla izledigi diziler, televizyon disinda tum dunyada farkli ortam... more Sinemadan sonra insanlarin en fazla izledigi diziler, televizyon disinda tum dunyada farkli ortamlarda izlenen bir tur halini almistir.  Izleyicinin begenisini kazanmak icin ayni sinema gibi estetik kaygilarla uretilmesi gereken diziler, hikâyesi ve oyunculuklarinin yani sira, her bir bolumunde gorsel olarak seyirciyi belli bir hazza ulastirmalidir. Sinematografinin gorsel anlatim kodlari olan anlatim, kamera kullanimi, mekân secimi, isik, renk, kostum, sac tasarimi, makyaj gibi gorsel urunu olusturan bu kodlar birbirleriyle uyum icinde olmak zorundadir. Ortaya konulacak isin gecmis veya gelecek bir donemde geciyor olmasi bu gorsel urunlerin, sinematografinin gorsel kodlarini kullanma ve mekân kullanimi gibi konularda daha titiz davranmasini kacinilmaz hale getirmektedir. Bu nedenle calisma, tum dunyada takip edilen bir donem dizisi olan “Narcos” un bu kodlardan olan “mekân” ile “sinematografik anlatim” arasindaki uyumu sorunsallastirmaktadir. Calismanin amaci gorsel anlatim kodlari...

Research paper thumbnail of Si̇nematografi̇k Çerçevelemede Si̇metri̇ Ve Perspekti̇f: Wes Anderson Fi̇lmleri̇ Üzeri̇ne Bi̇r Alan Araştirmasi

Si̇nematografi̇k Çerçevelemede Si̇metri̇ Ve Perspekti̇f: Wes Anderson Fi̇lmleri̇ Üzeri̇ne Bi̇r Alan Araştirmasi

Sinematografi, film yapim surecindeki tasarimin butununu tanimlamak icin kullanilan bir terimdir.... more Sinematografi, film yapim surecindeki tasarimin butununu tanimlamak icin kullanilan bir terimdir. Goruntuleme, kurgu, isiklandirma, dekor, mekȃn, makyaj, kostum, ses, ozel efekt gibi bircok unsurun belirli bir bakis ve butunluk ile olusturdugu bu kavramin en onemli unsurlarindan biri de cerceveleme yani kompozisyondur. Cerceve icinde yer alacak objelerin, mekȃnin, oyuncularin, renklerin tasarimi yapim oncesi surecte ciddi bir calisma ve prova gerektirmektedir. Sinematografik cerceveleme, diger unsurlarin birbiri ile iliskilerinden dogmakta ve yonetmenin kendisine ait bakis acisini ortaya cikarmaktadir. Cerceve icindeki kompozisyonun olusturulmasinda ve estetize edilmesinde ucte bir kurali, Fibonacci spirali, ufuk cizgisi kurali, doku, ritim, yalinlik, fon gibi bircok kural ve madde devreye girmektedir. Cerceveleme yapilirken estetigin saglanmasi icin on plana cikan iki madde simetri ve perspektif olmustur. Bu iki kavram sinema dogdugu gunden bugune bircok yonetmen tarafindan farkli ...

Research paper thumbnail of Sinemada süper kahramanlık imgesi ve Indiana jones filmleri örneği

Sinemada süper kahramanlık imgesi ve Indiana jones filmleri örneği

In this study, the use of superhero image in cinema is analyzed with regards to the models of res... more In this study, the use of superhero image in cinema is analyzed with regards to the models of researchers like Carl Gustav Jung who have previously studied the roadmap of superheroes. The Indiana Jones character which was taken as an example, evaluated via Jung's archetypes; as a hero and super hero, according to their concepts' identification and description are dealt with their similarities and differences. Narrative arts such as myths, fables, monomyths, archetypes, and models by Joseph Campbell, Vladimir Propp, Carl Gustav Jung, Christopher Vogler, et al. who have researched the roadmap of superheroes, are analyzed for their support on current superhero stories, novels and movies. Discussions are made on the point of origin and cinematization of superheroes as well as how they change at stage of their cinematization and how they get a place in cinema. Well-recognized character Archeology Professor Indiana Jones with his signature whip and fedora was evaluated over the st...

Research paper thumbnail of Sinematografik Çerçevelemede Simetri ve Perspektif: Wes Anderson Filmleri Üzerine Bir Alan Araştırması

İNİF E-Dergi, 2020

Sinematografi, film yapım sürecindeki tasarımın bütününü tanımlamak için kullanılan bir terimdir.... more Sinematografi, film yapım sürecindeki tasarımın bütününü tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Görüntüleme, kurgu, ışıklandırma, dekor, mekȃn, makyaj, kostüm, ses, özel efekt gibi birçok unsurun belirli bir bakış ve bütünlük ile oluşturduğu bu kavramın en önemli unsurlarından biri de çerçeveleme yani kompozisyondur. Çerçeve içinde yer alacak objelerin, mekȃnın, oyuncuların, renklerin tasarımı yapım öncesi süreçte ciddi bir çalışma ve prova gerektirmektedir. Sinematografik çerçeveleme, diğer unsurların birbiri ile ilişkilerinden doğmakta ve yönetmenin kendisine ait bakış açısını ortaya çıkarmaktadır. Çerçeve içindeki kompozisyonun oluşturulmasında ve estetize edilmesinde üçte bir kuralı, Fibonacci spirali, ufuk çizgisi kuralı, doku, ritim, yalınlık, fon gibi birçok kural ve madde devreye girmektedir. Çerçeveleme yapılırken estetiğin sağlanması için ön plana çıkan iki madde simetri ve perspektif olmuştur. Bu iki kavram sinema doğduğu günden bugüne birçok yönetmen tarafından farklı yaklaşımlarla kullanılmıştır. Stanley Kubrick için simetri kullanımı filmlerine büyük ölçüde yayılırken, Steven Spielberg ve Paul Thomas Anderson gibi yönetmenler için çektikleri filmlerde üçte bir kuralına uymak veya Fibonacci spirali ekseninde çerçeveleri oluşturmak bir gelenektir. Amerikalı bağımsız yönetmen Wes Anderson da çerçeveleme konusunda başta simetri ve perspektif olmak üzere bu maddelere uygun bir sinematografi sergilemektedir. Bu araştırmanın temel amacı simetri ve perspektif kavramlarını Wes Anderson’un filmleri ekseninde tartışarak sinematografik çerçevelemenin önemini ortaya koymak, simetri ve perspektif kullanımının, onun filmlerindeki sinematografiyi nasıl dönüştürdüğünü ortaya çıkartmaktır. Keşif amaçlı bir alan araştırması olan bu çalışmada filmler arası betimsel analiz yöntemi kullanılmış; yönetmenin filmografisinde bulunan dokuz filmde simetri ve perspektif kullanımı görseller eşliğinde desteklenerek, salt estetik kadrajlar ortaya çıkarmak için değil, yönetmenin kişisel anlatım yönteminde bu iki kavrama verdiği önem vurgulanmıştır.

Research paper thumbnail of Pelikülden Dijital Üretim Dönemine Sinemada Seri Filmlerde Tasarım ve İçeriğin Dönüşümü: Star Wars “Yıldız Savaşları” Filmleri Örneği

Middle Black Sea Journal of Communication Studies, 2020

Özet Sinema, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticesi olarak ortaya çıkmış bir sanat dalıdır.... more Özet
Sinema, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticesi olarak ortaya çıkmış bir sanat dalıdır. Belli bir döneme kadar kendi görsel tasarım unsurlarını ve formlarını oluşturan sinema aynı zamanda kendi içindeki teknik gelişmelerle bir öğrenme ve dönüşüm süreci içinde olmuştur. Dijital teknolojinin, film yapımında kullanılmasıyla birlikte sinemanın görsel tasarım unsurları başta olmak üzere filmlerin içeriklerinde de bir değişim meydana gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, gelişen ve dijitalleşen sinema teknolojisinin, bir film serisi olan Star Wars filmlerinin içeriklerini nasıl değiştirdiğini ve bu değişimin, film serisinin ilk çıkışından günümüze filmin ana yapısında genel bir dönüşüme sebep olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın yöntemi ‘Gömülü Teori Yaklaşımı’ olarak belirlenmiş; ‘Açık’, ‘Eksen’, ve ‘Seçici’ Kodlama türleri kullanılarak ‘Sistematik Desen’ Gömülü Teori kategorisinde incelemesi yapılmıştır. Bu analiz
sonucunda dijital öncesi bir dönemde üretimi yapılan ilk üçlemeye göre, tamamen dijital olarak üretilen ikinci üçlemenin içeriksel ve üretimsel olarak ilkinden tamamen ayrıldığı; yakın zamanda tamamlanan üçüncü üçlemenin ise yapım pratikleri ve içerik olarak geçmiş kökenlere bağlı kalmak amacıyla dijital teknolojiden içeriğe müdahale etmeyecek şekilde yararlanmış bir yapım pratiğiyle üretildiği saptanmıştır.

Abstract
The cinema is an art that emerged because of scientific and technological developments. Until a certain period, the cinema that forms its own visual design elements and forms and it has also been in a process of learning and transformation with its own technological developments. By using of digital technology in film production, there has been a change in the content of films, especially the visual design features of cinema. The objective of this thesis is to find out how the developing and digitalizing cinema technology has changed the contents of the movie series Star Wars and whether this change has caused a general transformation in the main structure of the film since the first series of the film. The method of the study is determined as ‘Grounded Theory’; by using ‘Open’, ‘Axial’ and ‘Selective’ coding types are examined through the ‘Systematic Design’ Grounded Theory category. The
result of this analysis points out that, according to the first trilogy produced in a pre-digital period; the third trilogy, which has been completed recently, is produced with a production practice that has benefited from digital technology in a way that does not interfere with content in order to stick to past origins in production practices and content.